ANAL FİSTÜL İLE ANAL FİSSÜR ARASINDAKİ FARKLILIKLAR

Toplum içerisinde sık sık karıştırılan bu hastalık aslında birbirinden farklı iki hastalık türüdür. İki hastalık arasındaki farkı anlayabilmek adına her iki hastalığı da detaylı bir şekilde ele almakta fayda var. Anal fissür  Anal fissür toplum içerisinde en sık görülen makat hastalıklarından bir tanesidir. Anal fissür, vücudumuzda sinir uçlarının yoğun olduğu anüs bölgesinde, uzun süren kabızlık ve ishal durumu sonrası aşırı ıkınma ile oluşan yırtılma ve çatlama durumudur.  Anal fissürün belli bir yaş veya cinsiyet aralığı yoktur, bunun sebebi hastalığın en büyük sebebinin kabızlık olmasıdır. Anal fissür bölgenin hassaslığı ve sinir uçlarının yoğunluğu sebebiyle çok acılı bir hastalıktır. Bu hastalığı yaşayan kişi anüs bölgesinde cam kesiği gibi bir acı yaşadıklarını dile getirmektedirler. Bu hastalığın en büyük sebebi yukarıda da belirttiğimiz üzere kabızlık halidir. Kişi kabız olduğunda dışkı(gaita) çok sert olur ve ıkınma eylemi sırasında bu sert gaitanın, anüs çevresindeki yumuşak deriyi çizmesi veya kesmesi ile oluşur.   Anal fissür kendi içerisinde hastalığın sürecine göre ikiyi ayrılmaktadır. Bunlardan ilki akut anal fissür dediğimiz dört ile altı hafta gibi bir sürede kişinin de önlemler (bol su tüketme, lifli yiyecekler tüketme gibi) almasıyla iyileşebilen hastalıklardır. Diğer anal fissür alanı ise kronik anal fissürdür, bu durumda hastalık sekiz haftadan uzun sürer ya da kişinin aldığı bütün önlemlere rağmen anal fissürün tekrar etmesi durumlarıdır. Bu türün en büyük özelliği ise evde yapılan veya kişinin aldığı önlemler ile tedavi edilemiyor olmasıdır. Bu sorunu düzeltebilmek için kişi en yakın sürede uzman hekime başvurmalıdır. Anal fistül  Anal fistül hastalığı, anüs çevresinde apse oluşması ve bu apse olan yerin zamanla cilt dokusu içerisinde cilde doğru ilerleyen bir tünele dönüşmesine anal fistül rahatsızlığı denir. Makatın giriş kısmında küçük salgı bezleri bulunur ve bu bezlerin kanalları tıkandığı zaman iltihap ve apse oluşumu gerçekleşir. Makatın iç kısmında dişli çizgi adı verilen yerde bu salgı bezi kesecikleri yer alır. Bu keseciklerin amacı, mukus salgılayarak kanalı kayganlaştırıp, dışkının vücuttan daha kolay atılmasını sağlamaktır. Bu kesecikler bir kanal vasıtasıyla anüse açılır ve burada bir tıkanma meydana geldiğinde, bölgede enfeksiyon ve apse gelişimine neden olur. Fistül hastalığı da tam olarak bu kesecik ile anüs arasında olan tünel şeklindeki oluşumdur. Bu tünel yolu ile ciltte akıntı olur ve bu akıntının kötü koku, iç çamaşırda kir gibi etkileri vardır. Fissür ve Fistül  Arasındaki Farklılıklar Anal fistül ve anal fissür hem yazım şekli olarak hem de hastalığın gerçekleştiği bölge olarak bir benzerlik göstermektedir, bu iki rahatsızlık da makat hastalığıdır. İsim benzerliği akıl karışıklığı yaratsa da hastalıkların birbirinden farklı olduğunun altını çizmekte fayda var. Bu iki hastalığın en büyük ortak noktası Fissür yani makat çatlağı hastalığının tedavi edilmezse Fistül hastalığına dönüşebiliyor olmasıdır. Bu yorumdan da anlaşıldığı gibi Fistül makat hastalığının ilerlemiş bir halidir. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki her tedavi edilmeyen fissür hastalığı fistüle dönüşmez fakat yine de  erkenden tedavi sürecini başlatmakta fayda var. Fissür rahatsızlığında ağrı sadece dışkılama esnasında hisseder. Dışkılama sona erdiği zaman sona eren ağrı yüzünden kişi rahatsızlığı çok abartmaz. Anal fistül rahatsızlığında ise  daha şiddetlidir ve sadece dışkılama sırasında değil kişinin günlük yaşantısında da bu şiddetli ağrılar gerçekleşebilir. Çatlak görünümü fissürdeyken, fistül hastalığında tünelcikler görünmektedir.  

Anal Fistül Tedavisi

Anal fissür tedavisinde ameliyatsız tedavi yöntemini tavsiye etmekteyiz. Ameliyatsız tedavi yönteminde lazer gibi acısız ve kesisiz yöntemler kullanarak kişi tedavi edilir ve cerrahi işlem semptomları görülmez. Ameliyatsız tedavi yönteminin avantajlarını sıralamam gerekirse;

– Ameliyatsız tedavide kesi olmaz, kesi olmadığı için gaz ve dışkı kaçırma sorunları yaşanmaz

– Lokal anestezi uygulanır, kişi narkozun yan etkilerine uğramamış olur

– İşlem 5-10 dakika gibi kısa bir sürece gerçekleşir

– İşlem bittikten sonra kişi aynı gün içerisinde yaşantısına devam eder, uzun süre yatağa

mahkum yaşamak zorunda kalmaz

– Bu işlem hemen hemen her hastaya başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

– Müdahale sonrası hissedilen acı ise minimal bir seviyededir.

Fistül ile ilgili sorularınız için 7/24 hizmet veren çağrı merkezimize ulaşabilirsiniz. Çağrı merkezi

telefon numarası: 444 8 623