Dış Basur Belirtileri

Hemoroid olarak adlandırdığımız yapı, aslında her insanın anatomisinde doğal olarak bulunan ve makat çevresinde toplanan yastık görünümlü damarlardır. Bunların ele gelmesi, sarkması, ağrı ve acı vermesi ise hemoroid hastalığı ya da basur adını almaktadır. Anüsün dış kısmında, cilt altında yerleşim gösteren ağrılı şişlikler dış hemoroid; rektum denilen kalın bağırsağın son kısmında bulunan toplanmalar ise iç hemoroid şeklinde adlandırılır. Hemoroid rahatsızlığına kimi zaman ağrılı bir kan pıhtısı da eşlik edebilir.
Dış Hemoroid
Üst kısmı ince bir deri ile kaplı olan dış hemoroidal damarlar normal durumlarda hissedilmezler. Herhangi bir nedenle makat kenarında bulunan bu hemoroidal damar yumaklarının (pakelerin) birinin veya birkaçının içinde kan pıhtısı birikimi olursa dış (eksternal) hemoroid (anal tromboz) gelişir. Makat etrafında bulunan derinin altında yer alan damarlarda kan akışının bozulması ile oluşan kan göllenmesi – birikimi ve damarların tıkanması sonucu bu hemoroidal damarların içinde pıhtı oluşur. Bu durum hızlı bir şekilde gelişir. Genellikle bu oluşan dış (eksternal) tromboze hemoroidal hastalık şiddetli ağrılara neden olur. Hasta, makatının hemen kenarında eline sert ve ağrılı şişliğin (memelerin) geldiğini hemoroid belirtirleridir. Bu içi pıhtı (tromboze hemoroid) ile dolu olan ağrılı şişlik (meme) yırtıldığı zaman kanama şikayetine neden olur.
Bunlar makat (anüs) etrafında cilt altında mavi renkli kabarıklıklar olarak görülür ve elle hissedilebilir. Genellikle şiddetli ağrı, kaşınma ve makat çevresinde rahatsızlık hissine neden olurlar. Kesin sebebi bilinmemekle birlikte insanın diğer türlerden farklı olarak ayakta dik durması makat bölgesinde venlere büyük bir basınç ve hacimde kan dolmasına neden olmaktadır. Bu durumda hastalığın gelişimini kolaylaştıran önemli bir etkendir. Diğer bir önemli neden de beslem alışkanlıklarıdır özelliklede batı toplumlarında 20. Yüzyıldan itibaren sanayinin gelişimi sayesinde beslenem şekilleri değişmiştir. Ve büyük farklılıklara sebep olan bu değişim süreci sonucunda diyetteki lifli (posalı) yiyecekler azalmıştır. Vücudumuz da sindirilemeyen lifler, absorbe oluncaya kadar kitlesinin 30 katı kadar su çekmek zorunda kalır ve buda sindirimi zorlaştırır. Su tüketimi yeterli seviyede olduğunda kolay, zorlanmadan ve ıkınmadan dışkılama işlevi gerçekleştirilir. Aksi durum gerçekleştiğinde ıkınma ve zorlanma bu bölgedeki basıncı daha da artırır ve sonuç olarak hemorodial hastalıklar gelişir. Lİfli gıdaların kullanılmaması durumunda hemoroid hastalığının rastlanma sıklığıda artmaktadır. Dışkılama alışkanlığının düzenli olmaması, dışkının serteleşmesine neden olur, tuvalet anında ıkınma, uzun süre kalma damarlardaki genişlemeyi arttırır. Katı ve sert olan dışkının makattan geçmesi anında burada yer alan damarlarda hasar meydana gelir. Bu sebebiyetle ağrı ve bazende kanama meydana gelir. Dışkılama alışkanlığını düzenlemede bir diğer önemli etkende su tüketim miktarıdır. Günde en az 8-10 su bardak su içilmesidir. Su tüketiminin az olması kabızlığa neden olabilmektedir. Ki kabızlık sebepli olarak ıkınmalar artar buda hemoroid ile ilgili şikayetlere neden olur. Buna ek olarak hastalığın şiddetlenmesine neden olan faktörler şunlardır; Yaş, kronik (uzun süreli) kabızlık veya ishal, hamilelik, genetik nedenler (kalıtsal), dışkılamayı kolaylaştıran ilaçların (laksatiflerin ve lavmanların) sık kullanımı, dışkılamak için zorlu ve uzun süreli ıkınmalar, tuvalette uzun zaman oturulması, ağır yük kaldırılması, hastalığın şiddetlenmesine neden olan besin maddelerinin tüketilmesi (alkol, baharatlı yiyecekler), ağır egzersizler, uzun süre oturmaktır.

Dış Hemoroid Belirtileri; Ağrı, sancı, sızlama veya yanma şeklinde bir his olarak tanımlanır. Özellikle dış hemoroidlerin tromboze (damar içinde kan pıhtısı oluşması) olması şiddetli ağrıya neden olur. Bu ağrı devamlıdır. Makatta ele gelen şişlik. Tromboze basur memesi – içi kan pıhtısı ile dolu basur memesi makat kenarında hissedilebilir. Anal bölgede (makatta) kaşıntı Kilotun akıntı, kanama veya dışkı ile kirlenmesi Kanama, içi pıhtı ile dolu olan memenin üzerinin açılması sonucu olabileceği gibi dışkılama (büyük abdest yapma) sırasında da kanama olabilir.

Hemoroid hasatalığı hasta tarafından fark edildiği anda öncelik olarak muayene olmalıdır doktor tarafından tanı koyulduktan sonra tedavi süreci başlatılmalıdır. Hemoroid rahatsızlığının evresine göre tedavi yöntemi belirlenir. Özelliklede ilk evreyi geçmiş ve sürekli tekrarlayan; ele gelen şişlik, kanama, dolgunluk hissi, içeri itilemeyen pakelerin olması durumunda kesinlikle tedavi olmak gerekir. Hemoroid tedavisinde ameliyatsız yöntemler son dönemde oldukça fazla tercih edilmektedir.