Fistül Tedavi

Anal fistül hastalığı, makat ve cilt dokusu arasında meydana gelen tünel benzeri kanal yapısının oluşmasına denir. Makat bölgesinin iç kısmında birçok bez yer alır bu bezlerin salgıladığı sıvı sayesinde gaita kolay bir şekilde dışarı atılır bu bezlere iç ve dış kaslarda eşlik eder. Bu bezlerin başlıca görevi gaz ve dışkı tutmaktır. Sert ve kuru dışkılama sonucunda makat bezlerinde küçük yırtılmalarla birlikte yara meydana gelir. Bu durumun akabinde anal bölgede şişlik ve apse oluşur. Apse zaman ilerledikçe kişide kızarıklık, şiddetli ağrı, yüksek ateş ve halsizlik gibi şikayetlere neden olur. Apseler tedavi edilmediği zaman ilerledikçe fistül rahatsızlığına dönüşür. Fistül önemli bir hastalıktır birey durumunu fark ettiği anda mutlaka tedavi olmalıdır, ertelediği ve önemsemediği takdirde bireyin yaşamında çok daha ciddi sorunlara neden olabilmektedir.
Makat bölgesinde renk farklılığı, kızarıklık, şişkinlik, fistül ağzının cilt üstünde görünürlüğü, büyük abdest ihtiyacı giderilirken anal bölgede şiddetli ağrı olması, dışkılama sırasında kanama, dışkıdan kan gelmesi, sarı akıntı gelmesi durumu anal fistül belirtileri arasındadır.
Anal apse, anüs veya rektumun yakınında bulunan iltihap ile dolu boşluklardır. İlk olarak fistül belirtileri makat çıkışında dışkılama sırasında görülen ağrı ve kanamadır. Bu durumdan önce bölgede apse oluşmuştur, bu sebeple fistüle rahatsızlığına aynı zamanda makat apsesi de denmektedir. Oluşan bu apse sabit değildir ve kendini ara sıra belli eder ve sonra kaybolur. Perianal fistülün oluşma sebebi de bu apsedir akabinde bu apse bir tünele dönüşür, apseni patlaması sonucu makat bölgesinde fistül oluşur. Makat bölgesinde oluşan apsenin patlamasıyla bir delik meydana gelir. Anal fistül rahatsızlığında kişi öncelikle kanamalar görür, bu kan kötü kokulu ve iltihaplıdır. Apse kişide ateş, halsizlik, ağrı ve kaşıntı ya neden olur. Oluşan delik zamanla cilde doğru ilerleyerek bir çift çıkışlı bir tünele dönüşür. Anal fistül ise bağırsağın dışarıya, cilde ya da sindirim sisteminin başka bir organına doğru açılan kanaldır. Aynı zamanda bu deliklerden iltihaplı akıntı akmaya başlar. Akıntının sürekli olması da hastayı rahatsız etmektedir. Fistül kendiliğinden düzelen bir rahatsızlık değildir. Fistülün mutlaka tedavi edilmesi gerekir aksi taksirde çok daha ciddi sorunlara neden olmaktadır. İltihap bünyeye zarar veren bir oluşumdur. Kişinin bünyesinde ateş ve bulantı dahi yapabilir.
Fistül hastalığı tedavi uygulanmadan kendi kendine iyileşebilen bir rahatsızlık değildir. Hasta perianal fistülden kurtulmak için zaruriyetle uzman bir doktora muayene olmalıdır. Fistülün tedavisinde birden fazla yöntem bulunmaktadır. Makat apsesi ve fistül için tedavi seçenekleri içerisinde ağrısız, acısız, kansız ve dikişsiz ameliyatsız yöntemler vardır. Hastayı günlük yaşantısından alıkoymayacak şekilde uygulanır.
Daha önce de belirttiğimiz gibi anal fistül, makat ve cilt dokusu arasında oluşan ve tünele benzeyen iltihaplı kanaldır. Bu kanal içeriden dışarıya bir tünel görünümündedir. Dışarıda başlayan ağız girişi anüsün etrafında çıplak gözle görülebilmektedir. Görünüm itibariyle sivilce gibi ucunda delik olan bir yapıdadır. İç ağızı ise çıplak gözle görmek mümkün değildir. Bundan ötürü emar (MR) çekilerek tanı konulması gerekebilir. Anal fistül neden oluşur sorusunun cevabını vermek gerekirse; genellikle apse nedenlidir. Nadirde olsa crohn hastalığı, tüberküloz, travma, kanser gibi rahatsızlıklar da anal fistüle neden olabilir.
Fistül tedavisinin amacı makat ile cilt arasında normalde bulunmaması gereken kanalın ortadan kaldırılması mantığına dayanır. Kanala herhangi bir şekilde müdahale olmaksızın, ilaç veya bitkisel tedavilerle fistül hastalığında iyileşme görülmez. Temel tedavi problem olan kanalın ortadan kaldırılmasıdır. Aslında bu problemlerden dolayı daha farklı tedavi yöntemleri geliştirilmiş, fistül tedavileri arasına lazer tedavisi de girmiştir. Lazer tedavisinde makat ile cilt arasında bulunan kanal yani fistül, lazer yardımıyla eritilip ortadan kaldırılarak fistül hastalığı tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemin avantajları, hastanın hastanede kalış süresinin kısalması, işlemin ardından hastanın birkaç saat sonra evine dönebilmesi ve günlük hayatına hızlı bir şekilde geçiş yapmasıdır. Hastaların birçoğunun en büyük endişesi olan ameliyat sonrası dışkı tutamama şikayeti bu gtedavi yönteminde örülmemektedir.