HPV Sonuçları

Human Papilloma Virüsü genellikle deri ve mukozada siğillere sebebiyet verir. Virüsün 100’den fazla tipi vardır  kendi içlerinde farklılık gösterirler bazı tipler hiçbir belirti vermezken bazı tipler genital bölgede siğil ve kansere kadar sebep olabilmektedirler.  Örnek vermek gerekirse; bazı HPV enfeksiyonu  tipleri genital bölgede, bazı tipler ayaklarda siğil oluşumuna neden olurken, diğer tipler  çoğunlukla yüz ve boyunda görülen siğillere neden olur. Bazı HPV enfeksiyonu tipleri kadınlarda servikal kansere neden olur. 

Genital siğil belirtileri; çoğunlukla vücudun savunma sistemi, siğillerin oluşmasına izin vermedne önce HPV  enfeksiyonun oluşmasına izin vermez.  Siğiller düz lezyon biçiminde, küçük karnbahar benzeri, yumrular veya minik sap benzeri çıkıntılar biçiminde görünürler.  Kadınlarda genital siğiller genellikle vulvada oluşur, ayrıca anüste, serviks veya vajinad ada ortaya çıkabilirler. Erkeklerde penis ve skrotum veya makat çevresinde genital siğiller ortaya çıkar. Genital siğiller, kaşıntıya neden olsalar da nadir olarak rahatsızlık veya ağrıya sebep olurlar.  HPV 72 parçadan oluşan zarfsız DNA’lı bir enfeksiyondur. DNA’sı 20 yüzlü bir kapsülün içinde çift sarmaldır.  Boyutu küçüktür, ısıya dayanıklıdır. 100’den fazla HPV tipi bulunur ve bunların 40 kadarı genital bölgeyi tutar. Diğer tipleri vücutta birden çok hastalık ve tümörler ile bağlantılıdır. Virüs; vajina, vulva, anüs, penis ve perianal bölgenin epitelinde yerleşir.  Üst solunum yolu epiteli, gırtlak, yutak, yemek borusunda da HPV görülmüştür. Kadınlarda görülen rahim ağzı kanseri yüksek oranda nedeni HPV ‘dir. Bu tip kanserli hastaların %99’unda virüs görülmektedir. Bunların %70’inde tip 16 ve 18 vardır. Cinsel yönden aktif kadın ve erkeklerin çoğunda virüse rastlanılmaktadır. HPV’nin toplumda görülme sıklığı bilinenden daha fazladır. Aktif cinsel yaşamın sonucu olarak gençlerde daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni olarak; epitelin genç bireylerde tam olarak şekillenmemiş olması ve immun yanıtının daha az olmasıdır. Birden fazla HPV tipi aynı kişide bulunma olasılığı %40’tır. Bu durumda daha yoğun bir şiddetle kansere daha çabuk dönebilen bir infeksiyon oluşur.

HPV risk faktörleri;  cinsel hayatın aktif olması, kadınlarda özellikle regl  dönemine yakın cinsel ilişki yaşanması HPV enfeksiyonu riskini artırmaktadır. Bunun nedeni rahim ağzındaki epitelin bu dönemde tam gelişme sağlamamış olmasıdır.  partner sayısının artmasıda risk faktörünü artırmaktadır. Sesksüel ilişki sırasında kondom kullanılması riski azaltsada  tam koruma sağlayamamaktadır. Erkeğin çok eşli olması ya da rahim ağzı kanserli partnerinin olması da riski azalt sa da tam koruma sağlayamamaktadır.  HPV vücuda bir kez alındığında partner sayısının fazlalığı kanser aşamalarında anlamlı bir etki göstermez. Doğum kontrol ilaçları, beş yıldan  daha uzun süre bu ilacı kullanılması kadınlarda rahim ağzı kanseri riskini artırmaktadır.  Doğum kontrol hapının uzun süre kullanılması rahim ağzı epitelini yapısını bozmaktadır. Kandaki folik asit azalır, buda epitelde megaloblastik değişikliklere sebep olur. 5 yıllık kullanım riski 5 kat, 10 yıllık kullanım riski 10 kat artırmaktadır.  Sigara; sigaranın içindeki nikotin varlığı fenoller, hidrokarbonlar riski artırmaktadır. Sigara iki kat risk artışına nedne olur, DNA hasarı yapar ve bağışıklık yanıtı geciktirir.  Fazla doğum yapılması; beş ve üzeri doğum yapmış kadınlarda risk çok daha yüksektir, gebelikte folik asit azalmakta, rahim ağzı epiteli değişmekte, progesteron artışı olmaktadır.  Diyet; C vitamini, A vitamini, E vitamini ile risk azalır. Folik aist eksikliği CIN gelişimini 4 kat artırmaktadır.  İmmunsupresiyon; HIV pozitif kadınlarda HPV ve CIN olguları 24 kat daha fazla görülmektedir. Renal transplantasyonlu hastalarda HPV ve onunla ilişkili kanserler 16 kat daha fazla görülmektedir. Bu nedenle HPV infeksiyonunda bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Buna ek olarak sosyoekonomik düzeyin düşük olması da risk faktörünü artırmaktadır.

Serviks Kanseri ve HPV İlişkisi; Serviks kanseri, dünya genelinde kadın kanserleri arasında meme kanserinden sonra ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir kadın sağlığı sorunudur . Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tüm dünyada 2 milyondan fazla kadında serviks kanseri olduğunu tahmin etmektedir. Serviks kanserinden her gün 685 kadın, her yıl yaklaşık 250.000 kadın hayatını kaybetmektedir. Her yıl ise 500.000 yeni vakanın %80’i gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. . HPV’nin, serviks kanserinden başka anal kanserlerin %85, vulva, vajina ve penis kanserlerinin %50, orofaringeal kanserlerin ise %20’sinin etiyolojisinde rol oynadığı belirtilmektedir.

Genital siğil tedavisi; HPV’den aşı ile korunmak mümkün olabilir. Aşının yapılma zamanı da cinsel hayatın başında önerilmektedir. Aşı kanseri oluşturan erkeklere karşı antijen içecek olarak bilinmektedir. HPV aşılardan biri 16 ve 18 kanser çeşidine karşı antijen içermektedir. HPV enfekte olmuş kişinin penis, skrotum (erkek yumurtalık torbası), vajina veya dış genital bölge ile temas durumunda meydana gelir. Bazı kişilerde HPV ağız yolu ile enfekte olmuş bölgeye temas durumunda bulaşabilir. Virüsten korunmak için cinsel ilişki esnasında kondom kullanmak önemlidir. Bu yöntem koruma sağlasa da bu koruma yüzde 100 olmaz. Kondomun kaplamadığı alandan virüs bulaşma ihtimali vardır. Ameliyatsız genital siğil tedavisi merkezimizde yapılmaktadır. Lokal anestezi ile tedavi edilen hastalarda ameliyat stresi görülmez. Kesi ve dikiş gibi işlemlerin yapılmadığı hastalarda  klasik cerrahi müdahalelerde olduğu gibi tedavi sonrasında yan etkiler yaşanmaz. Lazer ile yapılan tedavi sayesinde hastanın cildinde iz kalmaz ve yara oluşmaz. Olası bir doku kaybı yaşanmaz. 5-10 dakika içinde tedavi edilen hastalarda siğillerin iz bırakma ihtimali çok azdır. Gündelik yaşamına kısa sürede dönebilen hastalarda tedavi sonrasında ağrı hissi minimal olur.