Kardeşler arası çatışma nasıl önlenir?

Yaşları birbirine yakın iki kardeş, yaş farkı olan abla/ağabeyi-kardeş, ikiz kardeşler ya da biri yeni doğan bebek diğeri 4-5 yaşlarında ufaklıklar, kısacası hangi tür kardeşlik bağına bakarsak bakalım görebileceğimiz bir durum: Kardeşler arası çatışma, rekabet, kıskançlık…

Çoğunlukla çocuklarla en çok vakit geçiren, bütün bu çatışmanın yükünü tek başına kaldırmak durumunda kalan, işi çok zor bir hakem konumunda kalan annedir. Anne çaresiz hissediyor, baba çemberin bir parça dışında, dolayısıyla her zaman olaylara müdahil olamıyor, peki kardeşler? Aslına bakarsanız onların da işi kolay değil. Bu dünyaya, bu aileye gelmeyi kendisi seçmemiş, öylece gelmiş, üstüne üstlük bir de her şeyi ortadan ikiye bölen biri daha var. Odasını, eşyasını, oyuncağını paylaşmak bir yere kadar tamam da, annesini babasını paylaşmak var bir de! Bu durumda özen gösterilecek noktalara gelin birlikte bakalım:

•  Motive etmek amacıyla dahi olsa, asla kardeşler arası kıyaslama yapmayın. “Bak, ablan sınavları geçti, sen de çalış iyi notlar al” gibi bir cümle bile kulağa masum gibi gelse de, çocukta bir kaygı ve yetersizlik duygusunu tetikleyebilir. Onun yerine, her çocuk için bireysel hedefler koyun.

•  Her birinin güçlü yanlarını vurgulamaya özen gösterin. İnsanların hem güçlü hem zayıf yönleri olabileceğini bilmeliler. Bunu kendinizden örnekler vererek de yapabilirsiniz. Farklı kulvarlarda, iyi oldukları alanları sıkça dile getirmeniz, onların özgüvenini destekler ve çatışmalı bir rekabet ortamından korur.

•  Öfke duygusu son derece doğaldır. Onlara şu mesajı vermelisiniz: “Bu evde, öfkeye yer var, ama şiddete yer yok.” Çocuklarınız, ne olursa olsun, evde yaşayan hiç kimsenin bir diğerine zarar verecek şekilde sözlü/fiziksel şiddet uygulamasının kabul edilemez olduğunu öğrenmeli. Bu, evdeki herkes tarafından uygulan, anne-babalar için de geçerli bir aile kuralı olmalıdır.

•  Kavga sırasında, vurma, tükürme gibi davranışları gördüğünüzde araya girerek müdahale edin. Çocuklar, ebeveynin bir otorite olduğunu ve onları her durumda birbirinden ayırabilecek güçte bir yetişkinin varlığını hissetmeliler.

•  Hiçbir durumda, aralarındaki meselenin ne olduğunu anlamadan onların hakemi olmayın. Bir karar vermesi ve haklıyı haksızı belirlemesi için koşup geldikleri bir ebeveyn değil de, eşit derecede dinleyen, anlamaya çalışan bir ebeveyn olun.

•  Sonuçta hatalı bulduğunuz bir taraf olsa dahi, asla onu diğerinin önünde cezalandırmayın. Bu daha sonra kullanılacak bir malzemeye dönüşebilir. Hatalı davranışları ve nasıl telafi edebileceğiyle ilgili konuşmaları birebir olarak yapın.

•  Hep kavgalar dikkat çeker ama iyi geçindikleri anları ödüllendirmek de bir o kadar önemli. Birlikte oyun oynadıkları, bir şeyler izledikleri, sohbet edebildikleri anları gözden kaçırmayın. Sözlü olarak veya hoşlarına gidebilecek başka şeylerle ödüllendirin.

•  Her biri için kesintisiz ilgi gösterdiğiniz özel zaman ve alan yaratmaya gayret edin. Kardeşlerin öfkesine sebep olan en önemli sebeplerden biri ihmal edildiğini hissetmektir. Nasıl ki sevginizin eşit olduğunu hissediyorsanız, ayırdığınız zamanın da adil olmalı. Özellikle, daha fazla muhtaç gördüğünüz bir bebek veya engelli bir kardeş varsa, ebeveynlerin yükü paylaşarak eşit dağılımı sağlaması şarttır.

•  Paylaşmayı öğrenmeliler, ama kendilerine ait oyuncak, eşya ve kişisel alan kavramları da bir o kadar önemli. Psikolojik gelişim, birey olarak özel hissetmek, kişisel tercihlerin ve zevklerin oluşması küçük yaşlardan itibaren başlar. Şartlarınız el verdiğince bu imkanları onlara ayrı ayrı sunmaya gayret edin.

•  Bazen bir krizi önlemek için yaşı büyük olanla iş birliği yapabilirsiniz. Örneğin misafirliktesiniz ve bir kavganın patlak vereceğini sezdiniz, ağabeye/ablaya: “Kardeşin daha küçük olduğu için nasıl düzgün davranması gerektiğini çok iyi bilmiyor. Sen ona göz kulak ol” türünden bir yaklaşımla ona güçlü ve sorumlu hissettireceğiniz için daha olgun davranacaktır.

•  Henüz kardeş gelmeden, hamilelik sürecindeyken büyük olanın durumu anlamasını, özümsemesini sağlamak iyi bir önleyici adımdır. Buna, doğmadan evvel kardeşiyle tanıştırmak da diyebilirsiniz. Ona, yeni aile üyesiyle ilgili düşüncelerini, olumlu/olumsuz neler hissettiğini paylaşabileceği bir ortam sunun.

•  Aile sohbetleri düzenleyin. Bütün aile bireylerinin toplandığı, kardeşlerden her birinin kendini ifade etme fırsatı bulduğu, herkesin birbirini dinlediği bir paylaşım ortamı olmalı. Anne-baba burada objektif olmalı ve görüşlerini her iki tarafa da hitap edecek şekilde dile getirmeli.

Son olarak, çocukluk çağlarında yaşanan bütün bu çatışmaların ve karmaşık duyguların doğal olduğunu unutmayın ve onları birbirleriyle iyi geçinmeye zorlamayın. Her zaman birbirlerine sevgi dolu olmamalarını normal karşılamalısınız ki ilerde anılarına geri dönüp baktıklarında anlayışlı, tarafsız ve sevgi dolu bir anne figürü bulabilsinler.