Yaşam nedir?

Yaşamın özellikleri

Biyologlar bugüne kadar karşılaştığımız bütün canlı organizmaların taşıdığı pek çok ortak özellik keşfetmiştir. Cansız varlıkların bu özelliklerden bazılarını sergilediği durumlar da görülür fakat yalnızca canlı varlıklar bu özelliklerin hepsini bünyesinde barındırır.

1. Organizasyon

Canlılar çok düzenli bir yapıya sahiptir ve bütün canlı organizmalar bir veya birden fazla hücreden oluşmaktadır. Hücreler yaşamın yapı taşlarıdır. Her bir hücre, yapısını ve fonksiyonunu devam ettirebilmek için karmaşık biyokimyasal süreçleri takip eder ve her biri kendi içinde inanılmaz bir düzene sahiptir.
Tek hücreli organizmalar yalnızca bir hücreden oluşurken; insanlar gibi çok hücreli organizmalar birden fazla hücreden oluşur. Çok hücreli canlılarda bulunan hücreler farklı görevlerde çalışırlar ve bağ dokusu, epitel doku, kas dokusu, sinir dokusu gibi dokular hâlinde düzenlenmişlerdir. Dokular bir araya gelerek kalp veya akciğerler gibi organları meydana getirir; bu organlar da organizmanın bir bütün olarak ihtiyaç duyduğu özel fonksiyonları yerine getirir.

2. Metabolizma

Yaşam birbirine bağlı hâlde olan pek çok kimyasal tepkimeye dayanır. Bu tepkimeler organizmaların büyümelerine, üremelerine, vücut yapılarını korumalarına, hatta etrafta gezinmelerine ve avlarını yakalamalarına olanak sağlar. Yaşamın devam etmesini sağlayan kimyasal tepkimelerin gerçekleşebilmesi için canlıların besin tüketmeleri ve enerji kullanmaları gerekir. Bir organizmada gerçekleşen biyokimyasal tepkimelerin tamamına metabolizma denir.
Metabolizma; anabolizma ve katabolizma olarak ikiye ayrılır. Anabolizmada organizmalar daha küçük moleküllerden daha karmaşık moleküller meydana gelirken, katabolizmada bunun tam tersi gerçekleşir. Anabolik süreçler genellikle enerji tüketirken katabolik süreçler vücuda depolanmış enerji sağlar.

3. Homeostaz

Canlı organizmalar hücre fonksiyonları için gereken koşulları sağlamak için iç çevrelerinde düzenlemeler yapar; örneğin, vücut sıcaklığınızın 98.6 °CdegreeF (37degreeC)’a yakın olması gerekir. Dış çevrenin değiştiği durumlarda bile bu iç çevrenin sabit değerler arasında kalmasına homeostaz denir.

4. Büyüme

Canlı organizmalar düzenli bir gelişim sürecinden geçer. Her bir hücre daha büyük boyutlara ulaşır ve çok hücreli organizmalar hücre bölünmesi yoluyla daha çok hücreye sahip olur. Siz de dünya üzerinde var olmaya başladığınızda tek bir hücreyken bugün vücudunuzda milyonlarca hücre varstart superscript, 1, end superscript! Büyüme, proteinler ve DNA gibi büyük ve karmaşık moleküller üreten anabolik süreçlere dayanır; büyümenin kendisi genetik bir süreçtir.

5. Üreme

Canlılar yeni organizmalar oluşturabilmek için üreyebilir. Üreme iki yolla gerçekleşir: eşeysiz (tek bir canlının dahil olduğu) üreme ve eşeyli (iki canlının dahil olduğu) üreme. Soldaki resimde gösterilen bakteriler gibi tek hücreli organizmalar ikiye bölünerek çok basit bir şekilde üreyebilir!

. Tepki

Canlı organizmalar çevrelerindeki uyaranlara veya değişikliklere tepki vererek “duyarlılık” gösterir. Örneğin insanlar bir alevden ellerini çabucak çeker; birçok bitki güneşe döner; tek hücreli organizmalar bir besin kaynağına doğru hareket eder veya sağlıklarına zarar veren bir kimyasaldan uzaklaşabilir.

7. Evrim

Canlı organizma popülasyonları evrim geçirebilir, bir başka deyişle zaman içinde bu organizmaların genetik yapıları değişebilir. Bazı evrim vakalarında doğal seleksiyon gerçekleşir. Doğal seleksiyon; daha koyu bir tüy rengi veya daha dar bir gaga yapısı gibi genetik bir özelliğin bir canlının belli bir çevrede daha iyi yaşamasına ve üremesine olanak sağlamasıdır. Nesiller geçtikçe uyum avantajı sağlayan bir genetik özellik aynı popülasyon içinde çok daha yaygın hâle gelebilir; bu sürece adaptasyon denir.